Sebe'
وَحِيلَ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ مَا يَشْتَهُونَ كَمَا فُعِلَ بِأَشْيَاعِهِمْ مِنْ قَبْلُ ۚ إِنَّهُمْ كَانُوا فِي شَكٍّ مُرِيبٍ
Ve hîle beynehum ve beyne mâ yeştehûne kemâ fuile bi eşyâihim min kabl(kablu), innehum kânû fî şekkin murîb(murîbin).
Ve onlarla, onların istedikleri şeylerin arası ayrıldı, daha önce de (onlardan öncekilerin istedikleri) şeylere yapıldığı gibi. Muhakkak ki onlar, endişe veren bir şüphe içindeydiler.
ve hîleve ayrıldı, set çekildi
beyne-humonların arasına
ve beyneve arasına
mâ yeştehûneistek duydukları şeyler
kemâgibi
fuileyapıldı
bi eşyâı-himonların şeyleri
min kabluönceden
inne-hummuhakkak ki onlar
kânûoldular, idiler
fîiçinde
şekkinşüphe
murîbinkuşku veren, endişe veren
Bismillâhirrahmânirrahîm
Daha önce yaşayanların istedikleri şey, cennet ama varacakları yer ne yazık ki cehennemdir. Ve insanların hayatları hep o şüphe içinde geçti.
Daha önce yaşayanların istedikleri şey, cennet ama varacakları yer ne yazık ki cehennemdir. Ve insanların hayatları hep o şüphe içinde geçti.

