Ahzâb
لِيُعَذِّبَ اللَّهُ الْمُنَافِقِينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِكِينَ وَالْمُشْرِكَاتِ وَيَتُوبَ اللَّهُ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ۗ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَحِيمًا
Li yuazziballâhul munâfikîne vel munâfikâti vel muşrikîne vel muşrikâti ve yetûballâhu alel mu’minîne vel mu’minât(mu’minâti), ve kânallâhu gafûren rahîmâ(rahîmen).
(Bu), Allah’ın münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkekleri ve müşrik kadınları azaplandırması ve mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların tövbelerini kabul etmesi içindir. Allah Gafûr’dur (mağfiret eden, günahları sevaba çeviren), Rahîm’dir (Rahîm esması ile tecelli eden).
liiçin, olsun diye
yuazzibeazap eder
allâhuAllah
el munâfikînemünafık erkekler
ve el munâfikâtive münafık kadınlar
ve el muşrikîneve müşrik erkekler
ve el muşrikâtive müşrik kadınlar
ve yetûbe alâtövbesini kabul eder
allâhuAllah
alâ el mu'minînemü'min erkeklere
ve el mu'minâtive mü'min kadınlar
ve kâne allâhuve Allah olur, ...dır
gafûrenmağfiret eden (günahları sevaba çeviren)
rahîmenrahîmdir (Rahîm esması ile tecelli eden)
Bismillâhirrahmânirrahîm
Burada Allahû Tealâ'nın emaneti (ruhu) göklere, yere ve dağlara sunması ve insanın yüklenmesinin neyi ifade ettiği anlatılmaktadır. Emanet olacak ki; o emaneti kişi Allah'a teslim etsin. Önce ruhu bir emanet olacak; sonra fizik vücudu emanet olacak, daha sonra nefsi emanet olacak, daha sonra da iradesi emanet olacaktır. Hepsini Allah'a teslim edecektir.
Allah'ın nefs ve fizik vücuda bir emanet vermesi, münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkekleri ve müşrik kadınları azaplandırmak içindir. Kim emaneti Allah'a teslim etmek üzere harekete geçerse;yani Allahû Tealâ'ya ulaşmayı dilerse o zaman kadın olsun erkek olsun, o kişi, mü'min olur. ve sadece Allah'a ulaşmayı dilediği için makamı cennet olur.
Birinci etapta mü'min erkekler ve mü'min kadınlar Allah'a ulaşmayı diliyorlar. Allahû Tealâ, onlara Rahmân esmasıyla tecelli ediyor. Bu tecelli, kişinin üzerine 7 tane furkan verilmesini; o kişiyi, gören, işiten ve kalbine ihbat koyarak, idrak edebilen bir hüviyet verilmesini sağlıyor. sonra göğsünü şerhederek göğsünden kalbine yol açmasını, kalbinin nur kapısını Allah'a çevirmesini, huşûya ulaşmasını sağlıyor. Sonra da, o devirde Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e ulaşıyorlar, 12 tane ihsan alarak, ihsanla, tövbe ederek tâbî oluyorlar. Mürşidine ulaşıp tâbî olduğu anda da Allahû Tealâ, onlara Rahîm esmasıyla tecelli ediyor. Böylece Allahû Tealâ'nın ona mağfiret etmesi yani günahlarını sevaba çevirmesi söz konusu olur.
Burada Allahû Tealâ'nın emaneti (ruhu) göklere, yere ve dağlara sunması ve insanın yüklenmesinin neyi ifade ettiği anlatılmaktadır. Emanet olacak ki; o emaneti kişi Allah'a teslim etsin. Önce ruhu bir emanet olacak; sonra fizik vücudu emanet olacak, daha sonra nefsi emanet olacak, daha sonra da iradesi emanet olacaktır. Hepsini Allah'a teslim edecektir.
Allah'ın nefs ve fizik vücuda bir emanet vermesi, münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkekleri ve müşrik kadınları azaplandırmak içindir. Kim emaneti Allah'a teslim etmek üzere harekete geçerse;yani Allahû Tealâ'ya ulaşmayı dilerse o zaman kadın olsun erkek olsun, o kişi, mü'min olur. ve sadece Allah'a ulaşmayı dilediği için makamı cennet olur.
Birinci etapta mü'min erkekler ve mü'min kadınlar Allah'a ulaşmayı diliyorlar. Allahû Tealâ, onlara Rahmân esmasıyla tecelli ediyor. Bu tecelli, kişinin üzerine 7 tane furkan verilmesini; o kişiyi, gören, işiten ve kalbine ihbat koyarak, idrak edebilen bir hüviyet verilmesini sağlıyor. sonra göğsünü şerhederek göğsünden kalbine yol açmasını, kalbinin nur kapısını Allah'a çevirmesini, huşûya ulaşmasını sağlıyor. Sonra da, o devirde Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e ulaşıyorlar, 12 tane ihsan alarak, ihsanla, tövbe ederek tâbî oluyorlar. Mürşidine ulaşıp tâbî olduğu anda da Allahû Tealâ, onlara Rahîm esmasıyla tecelli ediyor. Böylece Allahû Tealâ'nın ona mağfiret etmesi yani günahlarını sevaba çevirmesi söz konusu olur.

