وَجَاهِدُوا فِي اللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِ ۚ هُوَ اجْتَبَاكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدِّينِ مِنْ حَرَجٍ ۚ مِلَّةَ أَبِيكُمْ إِبْرَاهِيمَ ۚ هُوَ سَمَّاكُمُ الْمُسْلِمِينَ مِنْ قَبْلُ وَفِي هَٰذَا لِيَكُونَ الرَّسُولُ شَهِيدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا شُهَدَاءَ عَلَى النَّاسِ ۚ فَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَاعْتَصِمُوا بِاللَّهِ هُوَ مَوْلَاكُمْ ۖ فَنِعْمَ الْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ النَّصِيرُ
Ve câhidû fîllâhi hakka cihâdihî, huvectebâkum ve mâ ceale aleykum fîd dîni min haracin, millete ebîkum ibrâhîm(ibrâhîme), huve semmâkumul muslimîne min kablu ve fî hâzâ li yekûner resûlu şehîden aleykum ve tekûnû şuhedâe alân nâsi, fe ekîmûs salâte ve âtuz zekâte va’tesımû billâhi, huve mevlâkum, fe ni’mel mevlâ ve ni’men nasîr(nasîru).
Ve Allah'da hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti. Dînde sizin için bir zorluk kılmadı ki; o, babanız İbrâhîm (A.S)’ın dînidir. O, sizi daha önce de “müslümanlar” (Allah’a teslim olanlar) olarak isimlendirdi. Bunda da (Kur’ân-ı Kerim’de de), resûl size şahit olsun ve siz de insanlara şahitler olasınız diye. Öyleyse namazı ikame edin (kılın), zekâtı verin, Allah’a sarılın (Allah’ın Zat’ında yok olun). O, sizin Mevlâ’nız. (O), ne güzel Mevlâ (dost) ve ne güzel yardımcı.
Kişi, ruhunu, vechini, nefsini ve iradesini Allah'a teslim ederek, hakkıyla nefsi ile cihad eder. Hakkıyla cihad etmek, 7 safhada 4 teslim oluşturmaktır. Kişi:
- Allah'a ulaşmayı dilediğinde, 1. safha (3. basamak),
- İrşad makamına ulaşarak, tâbiiyetini gerçekleştirdiğinde, 2. safha (14. basamak),
- Ruhu vücudunan ayrılarak Allah'a ulaştığında, 3. safha, 1. teslim (21. basamak),
- Fizik vücudunu muhsin kılıp Allah'a teslim ettiğinde 4. safha, 2. teslim (25. basamak),
- Daimî zikre ulaşıp nefsini Allah'a teslim ettiğinde, 5. safha, 3. teslim (26. basamak),
- İrşad (muhlis) olduğunda 6. safha, (27. basamak)
- İradesini Allah'a teslim ettiğinde 7. safha ve 4. teslim (28. basamak) gerçekleşir ve teslimler tamamlanır.
Kim Allah'a ulaşmayı dilerse Allahû Tealâ onu hiçbir zorluğa uğratmadan mutlaka Kendisine ulaştırır. O kişi böylece 21. basamakta 3. kat cennetle dünya saadetinin yarısını kazanır.
Hz. İbrâhîm'in hanif dîni, İslâm dînidir. O, hristiyanların da musevilerin de yahudilerin de dînidir. Başka dîn hiç olmamıştır. Âdem (a.s)'dan Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e kadar hep o tek dîn yürümüştür. Hz. İbrâhîm zamanında da bütün peygamberler zamanında da Allahû Tealâ "müslüman" adını kullanmaktadır. Müslümanlar, Allah'a teslim olanlardır. Öyleyse müslüman; Allah'a ruhunu, vechini, nefsini ve iradesini teslim edenlerdir.
Hac-78 Kur'ân-ı Kerim'de çok önemli bir kilometre taşıdır. Bütün dînlerin Allah'a teslimden ibaret olduğunu çok açık bir şekilde ifade etmektedir.

