TEZEKKUR.orgKur’an Işığınız Olsun
Enbiyâ
21:112

قَالَ رَبِّ احْكُمْ بِالْحَقِّ ۗ وَرَبُّنَا الرَّحْمَٰنُ الْمُسْتَعَانُ عَلَىٰ مَا تَصِفُونَ

Kâle rabbıhkum bil hakk(hakkı), ve rabbunâr rahmânul musteânu alâ mâ tasıfûn(tasıfûne).

Dedi ki: “Rabbim hak ile hüküm ver. Ve bizim Rabbimiz, sizin (yanlış) vasıflandırmalarınıza rağmen yardım istenilen Rahmân (Allah)’dır.”

kâlededi
rabbi ıh-kumRabbim hükmet
bi el hakkıhak ile
ve rabbu-nâve bizim Rabbimiz
er rahmânuRahmân'dır
el musteânu<br/>(istiâne)yardım istenen, istenilen: (yardım istedi)
alâüzere, rağmen
şeyler
tasıfûnesiz vasıflandırıyorsunuz
Bismillâhirrahmânirrahîm
İstiane, mürşidin kim olduğunu öğrenmek konusunda Allah için kılınan namazın adıdır. İstiane namazı (hacet namazı) kılınır ve Allah'tan yardım istenir. Allahû Tealâ, Kendisinden istiane istenilen Rahmân'dır. Fâtiha Suresinde diyor ki:

Allahû Tealâ Bakara Suresinde istianenin nasıl isteneceğini göstermiştir:

İstianeyi isteyen kişi Allah'a ruhunu mutlaka ulaştıracağına inanmıyorsa, onun istianesi Allah'tan cevap alamaz. Ayrıca istiane istemek Mâide Suresinin 35. âyet-i kerimesinde bir defa daha emredilmektedir:

Buradaki vesilenin istenmesi istianenin istenmesidir. Çünkü istiane, Allah'ın öngördüğü vesile olan kişiyi Allah'tan öğrenmek üzere yapılan talebin adıdır. Hacet namazıyla ve Allah'tan istenir.