TEZEKKUR.orgKur’an Işığınız Olsun
Yûsuf
12:111

لَقَدْ كَانَ فِي قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِأُولِي الْأَلْبَابِ ۗ مَا كَانَ حَدِيثًا يُفْتَرَىٰ وَلَٰكِنْ تَصْدِيقَ الَّذِي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْصِيلَ كُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Lekad kâne fî kasasıhim ibratun li ulîl elbâb(elbâbi), mâ kâne hadîsen yufterâ ve lâkin tasdîkallezî beyne yedeyhi ve tafsîle kulli şey’in ve huden ve rahmeten li kavmin yu’minûn(yu’minûne).

Andolsun ki; onların kıssalarında ulûl' elbab için (sır sahipleri için) bir ibret vardır. Uydurulan bir söz değildir ve lâkin onların ellerindekini tasdik eder ve herşeyi ayrı ayrı açıklar. Mü’min kavim için bir hidayet ve rahmettir.

lekadandolsun ki
kâneoldu
fî kasası-himonların kıssalarında vardır
ibratunbir ibret
li ulîl elbâbi (lî ulî elbâbi)ulûl'elbab için, sır (lübb) sahipleri için
mâ kânedeğildir, olmadı
hadîsenbir söz
yufterâuydurulur
ve lâkinve lâkin, fakat
tasdîkatasdik eder
ellezî beynearasında olan
yedey-hionun elleri
ve tafsîleayrı ayrı açıklar
kulli şey'inherşey
ve hudenve hidayet, hidayet edici olarak
ve rahmetenve rahmet, rahmet olarak
li kavminkavim için
yu'minûne<br/>(kavmin yu'minûne)mü'min olan: (mü'min kavim)
Bismillâhirrahmânirrahîm
"Ulûl'elbab" lübblerin sahipleridir. Lübb, baş gözleriyle, baş kulaklarıyla, fizik vücudun anlama kapasitesiyle anlaşılamayan, onun ötesindeki bir ilmin sahibi olan kişinin sahip olduğu bir vasıftır.

Ulûl'elbab, beş duyunun ötesinde hissedebilen yani kalp gözü ve kalp kulağı açık, daimî zikre ulaşmış; nefsinin kalbinde hiç afet kalmamış olan kişidir. Onlar fiziğin ötesinin sahipleridir. Fiziğin ötesi onlara açıktır. Ne var ki; (ulûl'elbab makamının) başlangıç kademesinde görebilecekleri, bilebilecekleri sadece zemin katın sırlarıdır.

Ulûl'elbab, 4 asıl, 3 sonuç olmak üzere 7 vasfın sahibidir:
  1. Daimî zikrin sahipleridir.
  2. Nefslerinin kalplerinde hiç afet yoktur.
  3. Kalp gözleri açıktır.
  4. Kalp kulakları açıktır.

    Sonuç vasıfları;
  5. Ehl-i tezekkürdürler, Allah ile her an konuşurlar.
  6. Daimî zikrin sahibi oldukları için hayır sahipleridir.
  7. Hükmün sahipleridir. Kur'ân'ın hangi âyetlerine baksalar, bir bakışta sonucu söylemek imkânının sahipleridir.
İşte Allahû Tealâ “ulûl'elbab için ibret vardır” buyurmaktadır. Çünkü onlar bilirler, hatta Allahû Tealâ onlara olayların nasıl cereyan ettiğini de gösterir. Geçmiş zamandan bir perde açar ve olaylar nasıl tahakkuk ettiyse onları gösterir. “Kur'ân'da geçen kıssalar, uydurulan sözler değildir. Ve lâkin onların (kitap sahiplerinin) ellerindekini tasdik eder. (Hem Tevrat'ı hem de İncil'i tasdik eder.)” diyor.

Söz konusu olan hem Kur'ân-ı Kerim hem de Kur'ân-ı Kerim'deki kıssalardır. Hem kıssalar itibariyle hem de Kur'ân'ın bütünü içerisinde Tevrat ve İncil tasdik edilmektedir.

Allahû Tealâ: “Ve herşeyi tafsilatıyla açıklar. Mü'min kavim içinse Kur'ân, bir hidayet ve rahmettir.” buyurmaktadır.

Allahû Tealâ: “Kur'ân, Tevrat ve İncil bir hidayettir, bir rahmettir.” buyurmaktadır.