TEZEKKUR.orgKur’an Işığınız Olsun
Tegâbün
64:18

عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

Âlimul gaybi veş şehâdetil azîzul hakîm(hakîmu).

Gaybı (görünmeyeni) ve şahadet edileni (görüleni) bilendir. Azîz’dir, Hakîm’dir.

âlimubilen
el gaybigayb, bilinmeyen, görünmeyen
ve eş şehâdetive müşahede edilen, görünen
el azîzuazîz (üstün ve güçlü)
el hakîmuhakîm (hüküm ve hikmet sahibi)
Bismillâhirrahmânirrahîm
Allah gayb âleminin de zahiri âlemin de zulmanî âlemin de emr âleminin de bütün sırlarını bilir. Bir âleme göre zahir, diğer âlemlere göre gaybdır. Herhangibir evin odalarından herbiri bütün âlemleri içerir. Ama o âlemlerde yaşayanlar zahirî âlemde yaşayanların görebildiği, dokunabildiği o odayı ve içindeki eşyayı ve insanları göremezler, eşyalara dokunamazlar. Şahadet edilen, müşahede edilen yani görünen demektir. Şahit kelimesi de aynı köktendir. Gören demektir.