Fâtır
وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللَّهُ النَّاسَ بِمَا كَسَبُوا مَا تَرَكَ عَلَىٰ ظَهْرِهَا مِنْ دَابَّةٍ وَلَٰكِنْ يُؤَخِّرُهُمْ إِلَىٰ أَجَلٍ مُسَمًّى ۖ فَإِذَا جَاءَ أَجَلُهُمْ فَإِنَّ اللَّهَ كَانَ بِعِبَادِهِ بَصِيرًا
Ve lev yûâhızullâhun nâse bimâ kesebû mâ tereke alâ zahrihâ min dâbbetin, ve lâkin yûahhıruhum ilâ ecelin musemmâ(musemmen), fe izâ câe eceluhum fe innallâhe kâne bi ibâdihî basîrâ(basîren).
Ve eğer Allah insanları, kazandıkları şeyler sebebiyle muaheze etseydi (sorgulasaydı), onun üstünde (yeryüzünde) dabbe (yürüyen bir canlı) bırakmazdı. Ve lâkin belirlenmiş bir zamana kadar onları tehir eder (erteler). Fakat onların ecelleri geldiği zaman (hesaba çeker). Muhakkak ki Allah, kullarını görendir.
ve levve eğer, şâyet
yûâhızumuaheze eder, sorgular
allâhuAllah
en nâseinsanlar
bi-mâsebebiyle
kesebûkazandılar
mâ tereketerketmedi, bırakmadı
alâ zahri-hâonun sırtında, onun üstünde
min dâbbetinbir dabbe, yürüyen bir canlı
ve lâkinve lâkin
yûahhıru-humonları tehir eder, erteler
ilâ ecelinbir zamana kadar
musemmenisimlendirilmiş, belirlenmiş
feartık, fakat
izâo zaman
câegeldi
ecelu-humonların eceli, onların zamanının sonu
feo zaman
innallâhe (inne allâhe)muhakkak ki Allah
kâneodu, idi
bi ibâdi-hionun kullarını, kullarını
basîrengören
Bismillâhirrahmânirrahîm
Allahû Tealâ kişileri kazandıkları negatif dereceler sebebiyle sorgulasaydı ya da cezalarını o anda verseydi, yeryüzünde yürüyen bir canlı bırakmazdı. Eğer bu günahlar hükmünü anında icra etseydi insanların kaybettikleri dereceler kazandıkları derecelerden fazla olduğu için Allah'ın cezasına muhatap olmadan yaşayamazlardı. Allahû Tealâ'nın lütfu olmasa, yapılan iyi işlere 1'e 10 vermese, daha ötede o insanların kazandıkları dereceleri 1'e 100'den başlayarak 1'e 700'e kadar yükseltmese, insanların Allah ile olan ilişkilerinde belki hemen yok olmaları gerekirdi. Çünkü kaybettikleri dereceler her zaman kazandıkları derecelerden fazla olacaktı. Allahû Tealâ ömür boyunca bekleyecekti. Ama buna karşılık her saniye bütün işlevler hologram usulü, üç boyutlu olarak filme çekilmektedir. Ve de kıyâmet günü herkes bütün hayatını yeniden yaşayacaktır. Üstelik her saniye eksi ya da artı dereceler kazanarak. Sonunda çıkan rakam negatifse gidilecek yer cehennemdir; pozitifse cennettir. Mu'minûn Suresinin 102. ve 103. âyet-i kerimelerinde Allahû Tealâ diyor ki:
Allahû Tealâ kişileri kazandıkları negatif dereceler sebebiyle sorgulasaydı ya da cezalarını o anda verseydi, yeryüzünde yürüyen bir canlı bırakmazdı. Eğer bu günahlar hükmünü anında icra etseydi insanların kaybettikleri dereceler kazandıkları derecelerden fazla olduğu için Allah'ın cezasına muhatap olmadan yaşayamazlardı. Allahû Tealâ'nın lütfu olmasa, yapılan iyi işlere 1'e 10 vermese, daha ötede o insanların kazandıkları dereceleri 1'e 100'den başlayarak 1'e 700'e kadar yükseltmese, insanların Allah ile olan ilişkilerinde belki hemen yok olmaları gerekirdi. Çünkü kaybettikleri dereceler her zaman kazandıkları derecelerden fazla olacaktı. Allahû Tealâ ömür boyunca bekleyecekti. Ama buna karşılık her saniye bütün işlevler hologram usulü, üç boyutlu olarak filme çekilmektedir. Ve de kıyâmet günü herkes bütün hayatını yeniden yaşayacaktır. Üstelik her saniye eksi ya da artı dereceler kazanarak. Sonunda çıkan rakam negatifse gidilecek yer cehennemdir; pozitifse cennettir. Mu'minûn Suresinin 102. ve 103. âyet-i kerimelerinde Allahû Tealâ diyor ki:
Allahû Tealâ'nın tehir etmesinin sebebi kıyâmet günü hesaba çekecek olmasıdır. Ve oradaki hesabı görerek kendisine kıl kadar zulmedilmediği kesinleştikten sonra insanlar cennete veya cehenneme gideceklerdir.

