Ahzâb
يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ اتَّقِ اللَّهَ وَلَا تُطِعِ الْكَافِرِينَ وَالْمُنَافِقِينَ ۗ إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا
Yâ eyyuhen nebiyyuttekillâhe ve lâ tutıil kâfirîne vel munâfikîn(munâfikîne), innallâhe kâne alîmen hakîmâ(hakîmen).
Ey Nebî (Peygamber), Allah’a karşı takva sahibi ol! Ve kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Muhakkak ki Allah; Alîm’dir (en iyi bilen), Hakîm’dir (hüküm ve hikmet sahibi).
yâ eyyuhâey
en nebiyyunebî, peygamber
ittekillâhe (itteki allâhe)Allah'a karşı takva sahibi ol
ve lâ tutıive itaat etme
el kâfirînekâfirler
ve el munâfikîneve münafıklar
inne allâhemuhakkak ki Allah
kâneoldu, dır
alîmenen iyi bilen
hakîmenhakîm olan, hüküm ve hikmet sahibi
Bismillâhirrahmânirrahîm
Burada “Takva sahibi ol!” dediğine göre Peygamber Efendimiz (S.A.V), tasarruf takvasına ulaşmamış ama iradesini Allah'a teslim etmiş olabilir. İrade tesliminden sonraki son takva, tasarruf takvasıdır. Allahû Tealâ kâfirlere ve münafıklara itaat etmemesini emrediyor.
Burada “Takva sahibi ol!” dediğine göre Peygamber Efendimiz (S.A.V), tasarruf takvasına ulaşmamış ama iradesini Allah'a teslim etmiş olabilir. İrade tesliminden sonraki son takva, tasarruf takvasıdır. Allahû Tealâ kâfirlere ve münafıklara itaat etmemesini emrediyor.

