1 Oregon sağlık ve bilim üniversitesi bilim adamları insanların iştahının leptin hormonu tarafından belirlendiğini ileri sürmüş. Leptin hormonunun etki mekanizmasının çözülmesi halinde aşırı şişmanlığa karşı etkili ilaçlar geliştirilebilirmiş. Bu konuda değerli açıklamalarınızı bekleriz
2 İsrailli araştırmacılar beyinlerin doğal duygu ifadeleri karşısında hemen hemen benzer bir şekilde çalıştığını tespit etmişler ve bu bağlamda şu soruların cevaplarını arıyorlarmış: a)Bütün insanların aynı şekilde mi tepki veriyor? b)Hepimiz dünyayı benzer mi algılıyoruz? Bu konudaki görüşleriniz nelerdir?
3 Almanya Aachen teknik yüksekokulunda ilk kez beden dokusundan kalp kapakçığı üretilmiş. Aynı yöntemle üretilen doğal damar protezleri by-pass ameliyatlarında kullanılabilecekmiş. Beden dokusundan üretilen ilk kalp kapakçıklarının hastalara aktarılması en az 5 yıl sonra gerçekleşebilecekmiş. Bu konuda neler buyurursunuz?
4 Mikro yapıların dört boyutlu olarak sınıflandırılması malzeme biliminde olağanüstü olanaklar sunmakta demiş, Hollandalı uzman Erik Offerman fizikçiler mikro hareketlerin gözlemleri sayesinde teorik modeller üretmeye başarabilirlerse, bugüne kadar elde edilemeyen özelliklere sahip metal alaşımları üretilebilecekmiş.Bu konuda ne buyurursunuz?
5 Öğrenme etkisi, motor korteks ve dorsal doku tabakasındaki etkin sinirlerin artışıyla ortaya çıkıyor. Daha sonraki alıştırma evresinde başarının yavaşlaması sinir etkinliğindeki motifin değişmesiyle ilgiliymiş. Bilim adamları elde ettikleri sonuçlar sayesinde, parkinson ve huntington hastalığıyla ilgili yeni bilgilere ulaşmayı umuyorlarmış. Bu konudaki değerli açıklamalarınızı bekleriz.
6 Bilim adamları, 2 dişi fareden, yavrular dünyaya getirmiş, dişilerden birinin, dna'sı bir erkek fareninki gibi hareket edecek şekilde mutasyona uğratılmış. Uzmanlar, farelerde denenen bu yöntemin, teknik ve ahlaki açıdan insanlarda uygulanamayacağını vurgulamışlar. farelerle bugüne kadar yapılan deneylerde, ceninler üretilebilmiş, ancak başarılı doğum yapılamamış. bu konuda ne buyurursunuz ?
7 Bilim adamları boyu 1 cm’yi bulan yağmur damlaları gözlemlemiş. dev damlalar brezilya ve pasifik Okyanusu’ndaki Marshall adaları üzerinde rastlanmış. bilim adamları aynı tropik bölgede bulunmalarına rağmen farklı koşullarda oluşan dev damlalarının bu iriliğe ulaşmadan önce parçalanmamış olmasının çok şaşırtıcı olduğunu söylemiş. bu konudaki değerli açıklamalarınızı bekleriz.
8 İnsanın, yaşlılığın sıradan bir hastalık gibi “tedavi edilebilmesi halinde” yüzlerce yıl yaşayabileceği öne sürülmüş. Michael Fossel, araştırmacıların deri hücrelerini laboratuvar koşullarında “gençleştirmeyi başardıklarını” iddia ederek, bu teknolojinin daha da geliştirilerek insanoğlunun yaşlanmasının tersine çevrilebileceğini söylemiş.Bu konuyu açıklar mısınız?
9 Karıncaların yuvalarına dönüş yolunda meydana gelen ‘trafik’ sıkışıklıklarında alternatif yolları düşündükleri belirlenmiş. Araştırmacılar, karıncaların eve dönüş yollarını tıkamışlar. Karıncalar, sıkışma esnasında birbirlerinin üstlerine çıkmalarından yolun tıkandığını anlayarak yollarını değiştiriyorlarmış.Bu konuyu açıklar mısınız?
10 Tek bir proteinin eksiltilmesiyle çok iyi koku alabilen fareler yetiştirilmiş ve fıstık yağı kokan bisküvilere çabuk ulaşmış. Farelerde, kokuların işlenmesinden sorumlu beyin bölgelerinin değiştiği ve ayrıca koklama için önemli olan sinir liflerindeki etkinliğin de önemli ölçüde yükselmiş. İnsanlardaki farklı koku duyularının da benzer şekilde ortaya çıktığı sanılıyormuş.Bu konuyu açıklarmısınız?
11 Mars'tan Düşen Alh84001 Meteo-Ru İle Van Gölü'nden Alınan Taneciklerin Benzer Yapı-Lara Sahip Olduğu Anlaşılmış. Bu Durum Uzayda Yaşa-Ma Delil Sayılmış. Mars'ta Hayat Olup Olmadığını Öğ-Renmek İçin Milyonlarca Doları Gözden Çıkaran İn-Sanoğlu Cevabı Van Gölü'ndeki Kalker Kayalarında Buldu. Araştırma Sonuçları Aynı Zamanda 'Büyük Pat-Lama' Teorisini De Güçlendiriyormuş.
12 New York State Universitesi Ve Harvard Tıp Fakülte-Sinden Araştırmacılar Beynin “Hıppokampus” Denilen Bölgesinin Görüntü, Ses Ve Koku İle İlgili Bilgileri Öğ-Renip Hatırlamada Ve Böylece Uzun Dönem Hafızanın Oluşmasında Önemli Rol Oynadığını Bulmuşlar.
13 Amerikan Bilim Adamları, Endotel Hücrelerin Asit Sfingomyelinaz Enzimi Yardımıyla İntihar Ettiğini Be-Lirterek, Enzimin Olmadığı Durumlarda Tümörün Normal-Den İki Kat Daha Hızlı Büyüdüğünü Söylemişler.
14 Pennsylvania Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Araştırma-Cılar New England Journal Of Medicine Dergisinin Mayıs Sayısında Yayınladıkları Çalışmada Atkins Diyetinin, Yani Düşük Karbohidratli Diyetin, Kalori Kısıtlaması Yani Yağ Ve Protein Kısıtlaması Olan Diyetten Daha Etkili Olduğu-Nu Bildirmişler.
15 . Princeton Üniversitesi Bilimadamları Fareler Üzerinde Yapılan Deneylerde, Tatlının Bağımlılık Yaptığını Tespit Etmiş. Üniversitenin Araştırmacıların-Dan Bart Hoebel Ve Ekibi, Yaptıkları Deneyde, Farelere Düzenli Olarak Şekerli Su Vermiş. Her Gün Verilen Şe-Kerli Suyun İki Mislini Tüketmeye Başlayan Farelerin Su-Yundaki Şekeri Birden Kesen Bilim Adamları, Farelerin Dişlerini Birbirine Vurmaya Ve Uyuşturucu Bağımlıların-Da Görülen Tipik Özellikleri Göstermeye Başladığını Tespit Etmiş.
16 İznik Çinileri Vakfı, İlk Kez 13 Yüzyılda Ortaya Çıkan Ve Dünyanın Ender Sanat Objelerinden Kabul Edilen İznik Çinilerinin, Cep Telefonlarının Yaydığı Radyoaktif Ve Negatif Enerjiyi Yok Edip Etmediği Üzerine Bilimsel Bir Araştırma Gerçekleştirilmiş. Buna Göre, İz-Nik Çinilerinin Yapıldığı Yarı Değerli Kuartz Maddesi Ne-Gatif Ve Statik Enerjiyi Yok Ediyormuş. İşte Bu Özelliğin-Den Yola Çıkan Bilimadamları, İznik Çinilerinin Cep Tele-Fonları Başta Olmak Üzere, Yaşamımızın Her Köşesine Gi-Ren Ve Yaydıkları Manyetik Enerjiyle Hayatımızı Olumsuz Etkileyen Eşyaların Bu Negatif Enerjilerinin Engellenip Engellenemeyeceğini Ortaya Çıkaracakmış.
17 Bilim Adamlarına Göre, Geleceğin Hapla-Rı Doğrudan Doğruya Hücrelere Girebilecekmiş. Ağız-Dan Alınan Bildik İlaçlar, Midede Çözülen Plastik Kapsül-Ler İçine Konduktan Sonra İlacı Mide Asitlerinden Koru-Yan İnce Bir Film Tabakasıyla Kaplanıyor.
18 Amerikan Bilim Adamları, Bloke Edildi-Ğinde Farelere Tokluk Hissi Veren Bir Enzimi Buldu-Lar.New York’taki Albert Einstein Tıp Okulu’nda Görevli Bilim Adamları, İnsanların Beyninde De Benzer Bir Enzimin Olabileceğini Kaydederek, Bu Durumda Obezite Ve Şeker Hastalığına Karşı Yeni Tedavi Yöntemlerinin Geliştirile-Bileceğini Belirtmişler.
19 Gen Tedavisi İçin Kullanılan Vektör Virüsler, Özel Yöntemlerle Modifiye Edilip Zararsız Hale Getiril-Dikten Sonra Sağlam Olan Genle Yüklenir. Sonra Bu Virüsler Hasta Olan Kişiye Damar Yoluyla Verilir. Bu Vi-Rüsler Hasta Hücrelerin Çekirdeklerinde Bulunan Bo-Zuk Genlerin Yerine Tabiri Caizse Yüklerini Boşaltırlar. Ve Bu Kromozomlara Yerleşen Genler Normal Protein-Leri Olusturmaya Başlarlar. Böylece Hücrenin Fonksi-Yonu Düzelir Ve Hastalık Tedavi Edilmiş Olur.
20 Japon Bilim Adamları, 1979 Yılında Keşfedilen Pyrroloquinoline Quinone (Pqq) Adlı Maddeyi Vitamin Olarak Sınıflandırmış.Merkezi Tokyo’ Daki Fiziksel Ve Kimyasal Araştırmalar Enstitüsünden Takafumi Kato Başkanlığındaki Araştırma Ekibi, Pqq’nun B Vitamini Grubunda Sınıflandırılabileceğini Bildirmiş. Kato, Halen 13 Vitamin Tipinin Bilindiğini Kaydetmiş. Bu Arada, Takafumi Kato, Pqq Vitamininin Doğurganlıkta Önemli Rol Oynadığını Açıklamış. Pqq’dan Yoksun Farelerin Doğurganlığının Az Ve Tüylerinin Pürüzlü Olduğunu İfade Eden Kato, Fare-Lerde Yaptıkları Deneylerde, Vitaminin Doğurganlığı Artırdığını Ve Aynı Yöntemlerin İnsanlarda Da Uygu-Lanabileceğini Düşündüklerini Söylemiş.
21 Siyah Ve Yeşil Çayın, Bağışıklık Sis-Temini Güçlendirdiği Belirtilmiş. Çay, Bazı Bakteriler-De, Tümör Hücrelerinde, Parazitlerde Ve Mantarlar-Da Bulunan Belirli Antijenler İçeriyormuş.
22 Şeker Hastalığında Şekeri Kon-Trol Eden “İnsülin” Adı Verilen Hormon Yeterli Oran-Larda Üretilemiyor, Sonucunda Kan Şeker Düzeyleri Dengelenemiyor Ve Hasta Kalp, Göz Ve Karaciğerinde Problem Yaşıyormuş. Doktorlar Hastalığın Aynı Za-Manda Gen Terapisiyle De Tedavi Edilebileceğini Umu-Yorlarmış.
23 Abd’li Bilim Adamlarının İddiasına Gö-Re, İnsan Kopyalamak Mümkün Değilmiş Çünkü İnsan Bi-Yolojisi Diğer Memelilerden Farklıymış. Yüzlerce Kez Maymun Kopyalamayı Deneyen Bilim Adamları Bir Türlü Başarılı Olamamış. İnsanların Da İçinde Yer Aldığı “Pri-Matlar” Cinsinin Yumurtalarının Özel Yapısı Nedeniyle Kopyalanamadığı Belirtiliyormuş.
24 Teksas’taki Baylor Tıp Fakültesi’nden Araştırmacılar Yaptıkları Gen Tedavisiyle, Kobaylardaki Şeker Hasta-Lığını Tedavi Ettiklerini Bildirmişler. Kobaylarda Vek-Tör Virüsler Kullanarak, Neurod Genini Aktarmışlar Ve Karaciğerde İnsülinle Beraber Üç Hormonu Daha Salgılayan Adacık Hücrelerini (İslet Cells) Oluştur-Muşlar.
25 Bilim Adamları Erkek Çocukların Annenin Ömrünü 34 Hafta Kısaltığını, Kız Çocuk İse Anneye Ömür Katığını Bulmuşlar.
26 Amerikalı Araştırmacılar, Düşük Kalorili Rejim Uygulayanlarla Ameliyatla Midelerini Kü-Çülttürenlerin Kan Değerlerini Karşılaştırmışlar Ve Mi-Denin Salgıladığı ''Ghrelin'' Adlı İştah Mekanizmasını Ça-Lıştırıcı Hormonun, Her İki Grupta Farklı Seviyelerde Ol-Duğunu Saptamışlar. Açlık Duygusunu Azaltmak İçin Mi-Desini Küçülttürenlerin Kanında Daha Az ''Ghrelin'' Hor-Monu Olduğu Belirlenmiş.
27 Dartmouth Tıp Fakültesinden Araştırmacılar Interna-Tıonal Journal Cancer Dergisinin Nisan Ayındaki Sayısın-Da İçme Sularında Bulunan Arsenik Miktarının Dna Onarı-Mıyla İlgili Genleri Yavaşlattığını Ve Bunun Kanser Oluş-Masında Etkili Olabileceğini Bildirmişler.
28 Indıana, Ohıo Ve Johns Hopkıns Universitelerinden Araştırmacılar Yaptıkları Bir Ortak Araştırma Sonun-Da Yağ Dokusu Alınan Hayvanlarda İmmun Sistemin Za-Yıfladığını Gözlemişler.
29 Abd Federal Hükümetine Bağlı Olarak Ça-Lışan Bilim Adamları, Atomik Patlamaların Bile Öldüreme-Diği "Deinococcus" Bakterilerini Nükleer Artıkların Yok Edilmesinde Kullanacaklarını Açıklamışlar.
30 Hollandadan Araştırmacılar Kanser Aşısına Bir Adım Da-Ha Yaklaştıklarını Bildirmişler. Kansere Karşı Olan Aşı-Lar Diğer Aşılar Gibi Kolay Geliştirilemiyor. Çünkü Diğer Hastalığa Yol Açan Etkenler Vücut Dışında Bulunmakta. Ama Kanser Hücreleri Vücutta Gelişmekte Ve Böylece İmmun Sistemin Gözünden Kaçmakta Veya Geç Farkedil-Mektedir.
31 Bonn Üniversitesi'ne Bağlı Epilepto-Loji Kliniği'nde Görevli Bilim Adamları Armin Heils Ve Eki-Bi, İlk Kez İdiopatik Epilepsilerin Sık Görülen 4 Türüyle Bağlantılı Olan Clcn2 İsimli Bir Geni Tespit Etmişler. Şim-Diye Kadar Bulunan Genlerin, Sara Hastalığının Çok En-Der Rastlanan Türleriyle Bağlantılı Olduğunu Kayde-Den Heils, 43 Aile Üzerinde Araştırma Yaptıklarını Söyle-Miş.
32 Hacettepe Üniversitesi Sağlık Teknolojisi Yüksekokulu Beslenme Ve Diyetetik Bölümü Beslenme Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mine Yurt-Tagül, "Hazır Gıdalarda Önemli Olan Doğru Ve İzin Veri-Len Miktarda Kullanılması. Katkı Maddelerinin Doğru Kullanımı Halinde Herhangi Bir Sağlık Sorununa Yol Aç-Ması Olasılığı Düşük" Demiş
33 İlk Defa Kansere Karşı Aşı Calışması Melanoma Denilen Oldukça Ölümcül Bir Deri Kanserinde Yapıldı. Melanoma Aşısı Geliştirilirken Önce Hastanın Tümoründen Bir Par-Ça Alınıp, Tümör Hücrelerine Virüsler Aracılığıyla Gm-Csf Geni Yerleştirilmiş. Sonra Bu Geni Taşıyan Hücreler Hastaya Verilmiş Ve Hücreler Gm-Csf Proteini Oluştur-Maya Başlamışlar.
34 Zor Kapanan Yaraların Saf Oksijen Yardı-Mıyla Daha Hızlı Ve Tamamen Kapandığı Tespit Edilmiş.
35 İngiliz Bilim Adamları, İltihaplanmayı Önleyebilen Yeni Bir Protein Geliştirmiş. Trust Adı Verilen Protein, Kronik İltihaplanmaya Yol Açabilen Sorun-Lara Karşı Koyarak, İltihaplanmayı Önleyebiliyormuş. Kronik İltihaplanmanın, Bakterilerden Kaynaklanan Ka-Rın Zarı İltihabı Ve Eklem İltihabı Gibi Hastalıklara Yol A-Çabildiği Biliniyor.İki Yıl Sürecek Bir Çalışmayla Yeni Pro Tein, İlaç Firmaları Tarafından Hastalıkların Önlenebil-Mesi İçin Kliniklerde Kullanılacak İlaç Durumuna Getiri-Lebilecekmiş.
36 Bilim Adamları İnsan Bağırsağında Doğal Bir Antibiyotik Keşfetmiş. Bağırsaktaki Hücrelerde Üre-Tilen Ve Ang4 Olarak Adlandırılan Antibakteriyel Protei-Nin, Bağırsağın İç Yüzeyini Koruduğu Belirtilmiş.
37 Nınds (National Institute Of Neurological Disorders And Stroke) Da Yapılan Yeni Bir Çalışmada, Kemik İliğin-Den Bazı Hücrelerin, Büyük Olasılıkla Bunların Kök Hüc-Reler Olduğu Düşünülüyor, Beyine Gidip Nöronları, Yani Sinir Hücrelerini Oluşturduklarını Gözlemişler.
38 Yine Başka Bir Haber De Abd`Li Bilim Adamlarının, Abd Savunma Bakanlığı İçin De Çok Önemli Bir Araştır-Ma Konusu Olan, Arıların Gen Haritası Üzerinde Çalış-Tıktlarına Dair.Teksas Üniversitesi Tarım Denetimleri Bölümü Uzmanları, Bu Hayvanların Kimyasal Ve Biyo-Lojik Tehditleri Algılama Ve Kaynağını Tespit Etme Açı-Sından Değer Taşıdıklarını Açıkladılar.
39 Bilim Her Geçen Gün Allah'ın Sanatını Taklit Ederek Yeni Gelişmeler Ortaya Çıkarıyor. Geçenlerde Aldı-Ğım Haberlerde Yine Bu Konuyla İlgili.Buna Göre Avus Tralyalı Bilim Adamları, Felç Geçiren Ya Da Ameliyat-Tan Sonra Elini Kullanamayanlar İçin, İçinde Yapay Kas Olan Eldiven Geliştirdiler Deniyor.
40 Bilim Adamları, 6 Yıllık Bir Çalışma Sonucu, ‘Dünyanın İlk Dijital Kalp Pilini’ Üret-Tiklerini Açıkladı.
41 İnternette Okuduğum Bir Yazıya Göre Bilim Adamları, Beynin Renkleri Nasıl Algıladığını Ortaya Çı-Kardıklarını İddia Ediyorlarmış.
42 Amerikalı Bilim Adamları, Saf Oksijen Yardımıyla Zor Kapanan Yaraların Daha Hızlı Ve Tamamen Kapandı-Ğını Tespit Etti
43 Harvard Tıp Fakültesinden’den Araştırmacılar Man-Tarların Ömrünü Uzatan Pnc1 Genini Bulmuşlar. Natu-Re Dergisinin Mayıs Ayı Sayısında Yayınlanan Araştır-Mada, Bu Genin Kalori Kısıtlaması Yapılan Mantarlar-Da Ömrü Uzattığını Bildirmişler.
44 Amerikan Ve Çinli Bilim Adamları, Beyindeki Nöronların Hızının İlerleyen Yaşla Birlikte Neden Yavaşladığını Bularak, Bunların Hızını Yeniden Eski Haline Getirilebileceğini Tespit Etmişler. Yaşlan-Dıkça Hareketlerin Ve Zihnin Yavaşladığını Belirten Bi-Lim Adamları, Bu Yavaşlamanın Nedeninin Tek Tek Or-Ganlara Bağlı Olmadığını, Asıl Nedenin Beynin Bu Or-Ganlarla İlgili Bölümleri Olduğunu Kaydetmişler.
45 Amerikan Bilimadamları Bebekle-Rin Cildinin Yumuşak Ve Pürüzsüz Olmasının Nedeninin Verniks Adındaki Bir Madde Olduğu Söylemişler.
46 Bilim Adamı Songtao Shi Ve Ekibi, 7-8 Yaşlarındaki Çocuklardan Çektikleri Süt Dişlerin-De Bulunan, Sinir, Kan Ve Lenf Damarları İçeren Pulpa İsimli Yumuşak Tabakanın İçinden Hücre Dokusu İzole Etmişler. Bilim Adamları, Bu Hücrelerle, Laboratuvar Ortamında Büyüme Faktörü Yardımıyla Sinir Ve Yağ Hücreleri İle Diş Oluşumunda Rol Oynayan Hücreler Geliştirmeyi Başarmışlar.
47 Amerikan Deniz Kuvvetleri Laboratuvarlarında Geliştirilen Bir Bilgisayar Yon-Gasının, Gözdeki Hasarlı Retinanın Yerini Alarak, Re-Tina Görevi Yapabileceği Bildirilmiş.
48 KANADALI BİLİM ADAMLARI, KISIR ERKEKLERİN SPERM SIVISINDA SANAYİDE ÇÖZÜCÜ OLARAK KULLANILAN TRİK-LORETİLEN MADDESİNİ BULDUKLARINI AÇIKLAMIŞLAR.QUEEN`S ÜNİVERSİTESİ`NDE GÖREVLİ BİLİM ADAMLARI, TRİKLORETİLEN MADDESİNİN, METAL-OTOMOTİV SANAYİİNDE VE TEKSTİL ÜRÜN-LERİNİN TEMİZLENMESİNDE KULLANILDIĞINI SÖYLEMİŞLER. BU MADDENİN DAHA ÖNCE AKCİĞER, KARACİĞER VE BÖBREK HA-SARLARIYLA BAĞLANTILI OLDUĞUNUN TESPİT EDİLDİĞİNİ BELİR-TEN BİLİM ADAMLARI, KISIRLIKLA BAĞLANTININ İLK KEZ ORTAYA ÇIKTIĞINI KAYDETMİŞLER. EFENDİMİZ BU KONUDAKİ DEĞERLİ AÇIKLAMALARINIZI BEKLERİZ.EFENDİMİZ BAZI GELİŞTİRİLEN KİM-YASAL MADDELERİN İNSAN VÜCUDUNDADA ORTAK BULUNMASI MÜMKÜNMÜDÜR?
49 ABD’DE YAPILAN BİR ARAŞTIRMAYA GÖ-RE, DÜŞMANCA TAVIR TAKINAN VE BAŞKALARINA HOŞGÖRÜLÜ DAVRANAMAYAN İNSANLARIN KALP KRİZİ GEÇİRME RİSKİ, SİGA-RA VE FAZLA KİLOLARIN NEDEN OLDUĞU KALP KRİZİ RİSKİNDEN DAHA YÜKSEKMİŞ. ARAŞTIRMA BAŞKANI RAYMOND NİAURA, HOŞ-GÖRÜLÜ OLMAYAN VE DÜŞMANCA DAVRANAN KİŞİLERİN YOĞUN STRES ALTINDA OLDUKLARINI, STRESİN DE ZARARLI HORMONAL REAKSİYONLARA YA DA KALP RİTİM BOZUKLUKLARINA NEDEN OLDUĞUNU TAHMİN ETTİKLERİNİ SÖYLEDİMİŞ.EFENDİMİZ BU KO-NUDAKİ DEĞERLİ AÇIKLAMALARINIZI BEKLERİZ? BU ARAŞTIRMAY-LA TASAVVUFTA OLAN KİŞİLERİN KALP KRİZİ GEÇİRME RİSKİNİN ÇOK DÜŞÜK OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRMİYİZ?
50 ABD'Lİ BİR BİLİM ADAMI, AĞAÇLARIN, BİTKİLERİN İŞLE-VİNİ GÖREBİLECEK YAPAY BİR AĞAÇ İCAT ETMİŞ. COLUMBİA ÜNİ-VERSİTESİ'NDEN DR. KLAUS LACKNER'IN PROJESİYLE GELİŞTİRİ-LECEK SENTETİK AĞAÇLAR, GERÇEK AĞAÇLARIN FOTOSENTEZ SIRASINDA YAPTIĞI GİBİ HAVADAKİ KARBONDİOKSİTİ EMECEK, ANCAK AĞAÇLARDA OLDUĞU GİBİ OKSİJEN ÜRETMEYECEKMİŞ. KARBONDİOKSİTİ BÜNYESİNDE DEPOLAYABİLEN YAPAY AĞAÇ BAŞARILI OLURSA, ATMOSFERDE İNSANLARIN FAALİYETLERİ YÜ-ZÜNDEN GİDEREK ARTAN VE KÜRESEL ISINMANIN SORUMLUSU OLARAK GÖRÜLEN KARBONDİOKSİT ORANININ DÜŞMESİNE YAR-DIMCI OLACAKMIŞ. EFENDİMİZ BU KONUDA NE BUYURURSUNUZ?