Meâric
خَاشِعَةً أَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ ۚ ذَٰلِكَ الْيَوْمُ الَّذِي كَانُوا يُوعَدُونَ
Hâşi’aten ebsâruhum terhekuhum zilleh(zilletun), zâlikel yevmullezî kânû yûadûn(yûadûne).
Onların bakışları korkulu bir haldedir, onları bir zillet kaplar. İşte bu, onların vaadolundukları gündür.
hâşiatenkorkulu bir halde
ebsâru-humonların bakışları
terheku-humonları kaplar
zilletunzillet, alçaklık
zâlikeişte bu
el yevmugün
ellezîki o
kânûoldular
yûadûnevaadolundular
Bismillâhirrahmânirrahîm
Onlar korku ile bakarlar ve zillet onları kaplamıştır. İşte bu kıyâmet günü, onların vaadedildikleri gündür.
Onlar korku ile bakarlar ve zillet onları kaplamıştır. İşte bu kıyâmet günü, onların vaadedildikleri gündür.

